"Siyah beyaz günlerimde, alkımdaki tek benimsin. Düşlerim kadar masmavisin..." -Haluk Levent'in 'Dönmen Lazım' adlı şarkısından...
***Belirsizlik Içinde Bir Hayal***
Karışımda öylece oturuyor. Yemek masasının bir ucunda ben, öteki ucunda o.Dış görünüşü dışında hiçbir şey bilmiyorum onun hakkında; ne ismini ne yaşını ne de nereli olduğunu. Orada öylece oturuyor tam karşımda. Aramızda öncekilerden kalma kırıntılar, ikimizde aldırış etmiyoruz…
Karşımda öylece oturuyor. O sandalyeye nasıl oturduğunu, buraya nasıl geldiği hakkında hiçbir fikrim yok, hem de hiç. Ona sormak istediğim sorular var ama cevap alamamaktan korkuyorum. Her saniye başka bir soru takılıyor aklıma ama şu an sadece gözleri ile ilgili sorulara odaklanmak istiyorum. Göz rengi mavi, gökyüzünü ve denizin rengi. Gökyüzünün ve denizin birleştiği yer, gözün görebileceği en uzak nokta; ufuk çizgisi onun gözlerinde daha derinde, neredeyse gözükmeyecek kadar. Bunun nedenini merak etmeye başladım şimdi. Nasıl oluyor da bir çift mavi göz içindeki fırtınalara kapılıyorum, nasıl beni içine alabiliyor benim özgürlük teknemi ve alabora edebiliyor? Çok güzel gözler ama bir o kadar da tehlikeliler. Sen kendi kıyından ufuk çizgisinde hayallere dalmışken o sakin denizin dalgalarına kapılabiliyorsun. Artık kaçışın yok, ne kadar iyi yüzebilsen de bir süre sonra kendini ona teslim etmek zorunda kalıyorsun. Kaderin artık o gözlerin elinde. Kurtulmak istiyorsan onun fırtınasını dizginlemesine yardım edeceksin ve kendi günahların içinde dua etmeye başlasan fena olmaz. Çünkü yaşam kıyında başladığın yolculuk ölümün kıyısında sona erecek. Sen sadece ufuk çizgisine bakıyordun ama farkında olmadan bir fırtınaya kapıldın ve o fırtına içinde öleceksin yine farkında olmadan. Bir çift göz sana hâkim olmuş sen farkında olmadan…
Hala karşımda. Filtresine rujunun kırmızılığını bulaştırdığı sigarasından bir fırt çekerken sigara ucundan çıkan dumanlar önce gözlerinin önünden geçiyor sonra kaküllerinin arasından süzülup havaya karışıyor. Canım sigara çekti. Onu bu haliyle bir fotoğraf karesine kaydetmek isterdim. Birisini kelimelerle kağıda aktarmakla boyalarla olduğundan daha zor. Bir resim bin kelimeye bedeldir ya sanırım onun bu halini görseniz bunca şeyi neden yazdığımı, aklımda cevapsız kalan soruların nedenini anlayabilirsiz.
Neden o kız orada duruyor hâla? Bir çok soru var aklımda yanıtlamasını istediğim, nasıl başlasam bilmiyorum başlamadan önce ona nasıl hitap etmeliyim? “Hişt kız!” desem çok mu laubali olur ya da “af edersiniz bakar mısınız” mı demeliyim? Şu an çölde bir yerlerde olsak, ben susuzluktan kafayı yemiş, vasiyet değerindeki son satırlarımı karalarken görseydim onu kesinlikle “Serap” diye seslenirdim. Hayır. Maalesef bir serap olamayacak kadar güzel ve gerçek. O sadece bir hayal bana bu satırları yazdıracak kadar gerçekçi, hiçbir zaman ulaşamayacağım, benim olmayacak bir hayal. O sadece bir hayal, benim için…
Her nerede ve nasıl yaşıyorsan, adın Hayal, Serap ya da her ne ise doğum günün kutlu olsun güzel kız, nice mutlu yıllara...










--
- Aero Seven Xp Project -
- Creator and developer -
--
For those who think sux more than
--
Really appreciated...............................
--
Best Windows 7 Styles for XP: [link]
--
Download the Windows Vienna Transformation Pack now!
[link]
--
Hastayım, Aşığım, Counter-Strike Çalışmıyor, Kızlar Yok, Hayat Yok!
O Zaman Bende Yokum!!!
Previous Page12345Next Page